#popüler
1
@problematic
1. nesil admin
entry sayısı: 82
ilişki durumu: gösterme.
hatay
kategorisinde 15 entry yazmış kategorisinde 15 entry yazmış
kategorisinde 9 entry yazmış kategorisinde 9 entry yazmış
kategorisinde 6 entry yazmış kategorisinde 6 entry yazmış
kategorisinde 5 entry yazmış kategorisinde 5 entry yazmış

hayalini gerçekleştirmeye çalışırken, gerçekleşmişleri kaybetmemeye çalışan bir üniversite öğrencisi.

entryleribaşyapıtlarısevdiği entryler
planes, trains and automobiles
ya bu ne samimi ve sıcak bi film böyle. hikayeyi ve gidişatın nasıl olacağını rahat bi şekilde tahmin etseniz de gayet güzel. iki adamın aynı uçağa yetişmeye çalışmasıyla başlayan ve aksilikler tamlamasını yaşadıkları birkaç günü anlatıyor.
gliozis, glia hücrelerinin merkezi sinir sistemine gelen darbelere karşı oluşturduğu bir tepkidir. çoğu vakada çeşitli glia hücrelerinin, ki bunlar mikroglialar, astrositler, oligodendrositler, proliferasyonuna ve hücre hacminin artmasına sebep olur. gliozisin kafalarına sıkça darbe almalarına bağlı olarak boksörlerde fazla olduğu söylenir. macar asıllı nörolog ladisla meduna epilepsi hastalarının da beyin dokusunda gliya hücrelerinin alışılmışın dışında fazla olduğunu fark etmiş. bu gliozis oluşumunun büyük ihtimalle sara krizleri sırasında, nöronların normal faaliyetlerini oluşturan elektriğin, aşırı ve kontrolsüz yayılımına bir tepki olarak gelişiyor. başka araştırmacılar ise şizofreni hastalarının beyin dokusunda normalden daha az gliozis oluşumu olduğunu bildirmişlerdir. meduna, şizofreni hastalarına tekrar tekrar nöbet yaşatılabilinirse hastalığın tedavi olacağını düşünmüştür.
(meduna hakkında söylediklerimin kaynağı: insan vücuduna seyahat - gavin francis)
nocturnal animals
sanki üstünüze öküz oturmuş gibi hissettiren film. çok kırıcı bir finali de görüyoruz. sürükleyici ve arka plandaki müzikler hikayenin etkisini kat be kat arttırıyor. her şey edward'dan 19 yıl önce ayrılmış susan'ın, edward'ın yazdığı kitabın taslağını susan'a göndermesi ve kitabı susan'a ithaf etmesi ile başlıyor. . edward'ın yazdığı hikaye derinden etkiliyor insanı. hikaye bazı yerlerde sert geliyor gerçekten.
--- spoiler ---
bu hikayenin hissetirdiği duygular ile iki ana karakterin yaşadıkları çok güzel bir şekilde uyum gösteriyor. daha doğrusu göstermiş.
--- spoiler ---
türkçe bir karşılığı yok sanırım. genellikle erkekler için kullanılıyor. bir kadına/erkeğe karşı çılgına döndüğünüzde ya da o kadın/erkek aklınızı başınızdan aldığında, kontrolünüzü ele geçirmesine izin verip normalde yapmayacağınız şeyler yapma haline deniyor.
mesela birisine sürekli hediyeler alıp tüm servetini harcayan kişi simping yapmış oluyor. ya da oyun oynamayı çok seven birisi oyunun ortasında çıkıp a kişisinin yanına gittiğinde simping yapmış oluyor.
ford markasının sonradan dönüştürülme falan olmayan ilk tam elektrikli arabası. suv kasa. arkada mustang imzalarından olan üçlü stop lambası bulunuyor, arkada ve önde mustang logosu yer alıyor. en düşük versiyonu olan standart range rear wheel drive modeli, ev-database 'e göre 345 km menzili var. en fazla 180 km/h ile sınırlanmış durumda. 115kw dc akımla dolabiliyormuş ve 35km menzilden 276km menzile 38 dakikada şarj edilebileceği yazılmış. tavanı cam fakat açılmıyor. ön tarafta arabayı domine eden dikey ve büyük bir tablet bulunuyor. bire bir tesla'nın tableti gibi değil. alt kısmında ekran üzerinde fiziksel bir ses ayarlama düğmesi var. bu düğme biraz garip duruyor sanki daha küçük olsa güzel duracak gibi. türkiye için hayallerin sınırlarında bir araba fakat ford'un ilk arabası olmasına rağmen menzili ve tasarımıyla ben beğendim.
klasik fizikle çözülen bir problemdir. öncelikle uyduyu dünyaya çeken evrensel kütleçekim yasasıına göre gezegenin uyduya uyguladığı kuvvet: f = g * m1 * m2 / r^2. burada g = evrensel çekim sabitidir. m1 için gezegenin, m2 için uydunun kütlesi diyelim. r^2 ise uydu ile gezegenin merkezi arasındaki uzaklığın karesidir.
uydunun üzerine düşen kuvveti bir de merkezcil kuvvet cinsinden yazabiliriz. çünkü uydumuz sürekli yön değiştiriyor yani hızı sabit kalsa bile yön değiştirdiği için ivmelenmiş olduğunu ve dolayısıyla üzerinde bir kuvvet olduğunu anlıyoruz. merkezcil kuvvet formülü ise: f = m2 * v^2 / r. burada m2 uydunun kütlesi, v^2 uydunun çizgisel hızının karesi ve r ise uydu ve gezegenin merkezi arasındaki uzaklıktır.
şimdi bizim bulmak istediğimiz v idi. yani uydunun hızını bulmak istiyorduk. bu yüzden v değişkenini yalnız bırakacağız.
1: m2 * v^2 / r = g * m1 * m2 / r^2 (m2: uydunun kütlesi idi ve iki tarafta olduğu için sadeleşti)
2: v^2 / r = g * m1 / r^2 (sol taraftaki formüldeki r bölü durumunda ve her tarafı r ile çarpacağız)
3: r * v^2 / r = r * g * m1 / r^2 (r^2 = (r * r) olduğundan r'lerin biri sadeleşecek)
4: v^2 = g * m1 / r
5: v = (g * m1 / r)^1/2
sonunda v değişkenini yalnız bıraktık. şimdi istediğimiz uydumuz ve gezegenin merkezi arasındaki mesafeyi, r değişkeni yerine yazmamız gerekiyor. g, evrensel çekim sabitiydi. m1 ise gezegenin kütlesi idi. burada m1 birimi kg, r birimi ise m olması gerekiyor.
eğer haberleşme uydusu yollayacaksak uydunun ve gezegenin açısal hızı eşit olmalıdır. açısal hız: ω=v/rdir. yani: v=r*ω. burada ω gezegenin açısal hızıdır. yani şimdi r değerini bulabiliriz:
6: (r*ω)^2 = g * m1 / r
7: r^2 * ω^2 = g * m1 / r
8: r^3 = g * m1 / ω^2
bulduğumuz r değeri gezegenin merkezinden uyduya kadar olan uzaklığı verir ve metre cinsindendir.
kaynak:
https://en.wikipedia.org/wiki/Newton%27s_law_of_universal_gravitation
https://fizikdersi.gen.tr/merkezcil-kuvvet-merkezkac-kuvveti-nedir/
geri dönüşü olmayan bir yola girmek ya da ok yaydan çıktı anlamında kullanılan bir deyimdir. tarihi bir olaydır ve bu yüzden bir deyim haline gelmiştir. rubicon ırmağı veya nehri, zamanında roma için bir sınır teşkil ediyordu. ve bu nehrin güneyinden roma'ya gidilebilirdi. o dönemde italya içine generaller, birlikleriyle beraber giremezler ve anayasa gereği emretme yetkisini kullanamazlardı. kullanmak ve emretme yetkisini kaybetmiş bir generalin emirlerine itaat etmek, ölüm cezasıydı.
jül sezar'ın valilik(generallik) dönemi sona erdiğinde, roma senatosunun emirlerine uyup ordusunu dağıtıp roma'ya dönmesi gerekiyordu. fakat o m.ö. 49 yılının ocak ayında, komutasındaki 13.lejyon birliğiyle beraber rubicon ırmağını geçerek roma'ya girdi, yasayı çiğnedi, darbe yaptı ve iç savaş çıkarmış oldu. roma'yı aldı. bu olayla birlikte roma imparatorluğu'nun yükseliş dönemine girilmiş olundu.
antidüretik hormon ile benzerlikler taşır. arka hipofizden salgılanır. her iki hormonda da nörofizin proteinlerine sahiptir. oksitosin reseptörleri meme ve uterus hücrelerinde bulunur. östrojen hormonu, oksitosin reseptörlerinin sentezini arttırırken, progesteron ise azaltıcı yönde etki eder. meme ucu stimülasyonları oksitosin salınımının başlıca uyaranıyken, vagen ve uterusun gerilmesi ise ikincil uyaranlardır. oksitosin salgılattıran faktörlerin pek çoğu prolaktin salınımının lehine etki eder. oksitosin başlıca etkisi doğum ve laktasyon yani emzirme sırasında görevli düz kasların kasılmasını sağlamaktır. uterus kontraksiyonu ile doğumu, meme miyoepitel hücrelerin kontraksiyonu ile de süt akışını düzenler.
göz bebeğim, gözümün bebeği, gözümün nuru, göz gibi kıymetli olan anlamlarına gelen bir deyim.
-i love you so much and i will protect you as the apple of my eye, my precious car.
s.j.v'nin açılımıdır. ölmezsem, yaşıyorsam, yaşarsam eğer, nefesimiz yeterse gibi anlamlara gelir. ben daha önce hiç okumadım ama tolstoy günlüklerinde sıkça kullanıyormuş s.j.v kısaltmasını.